THE CEMAAT!


Bu makale 2016-09-30 09:01:19 eklenmiş ve 538 kez görüntülenmiştir.
Zeynep Tümer

THE CEMAAT!

Türkiye Cumhuriyeti tarihi incelemelere tabii tutulduğu vakit; yazdığı her destansı kahramanlıkları,  varlığının  muhafazasını dökülen kanlara ve kaybedilen canlarla bedel ödediği gayet açık ve aşikardır. Yurt düşmanları dünden bugüne sadece harici olmakla kalmamış dahili düşmanlar menfaatleri karşılığı mevcudiyet  kazandırılarak bir nevi kale içten fethedilmek istenmiştir. Dahili düşmanlardan Gülen cemaati olarak da bilinen FETÖ terör örgütü 70’lerde filizlenip 80’lerde dal budak salan devletin tüm kurumlarına kademe kademe sızarak aynı süreç içerisinde insanların sadece güvenilir, inançlı, dürüst hoşgörülü davrandığı fakat bu sembolik görünümün arka planında büyük beyinlerin yönettiği, mayasını iki yüzlülüğün oluşturduğu küresel bir hipnoz hareketinden ibaretti.

 İNCE HASTALIK FETÖ..

FETÖ ile ilgili yaşanan en büyük şaşkınlık örgüt üyelerinin 25-30 yıl boyunca kendilerini nasıl gizledikleridir. TSK’da MİT’te Emniyet’de ve yargının her kademesinde binlerce insanın kendisini uzun süre gizlemesinin tarihte başka bir örneği yoktur. Bu durumun izahı böylesine bir teşkilatın devlet içerisinde tek başına yapılacak bir iş değil, FETÖ aleni bir şekilde 40 yıl Türkiye’yi işgal planı yapmış ve 15 Temmuz da tabiri caizse içeride aktörleri olan ama senaryosu dışarıda yazılan bir darbe hareketi düzenlemiştir. Bu süreçte sosyal ve siyasal alana yayılan paralel dinin kuklaları, cemaatin dindar ayetten, hadisten, söz eden mevzuya İslam tarihinden kılıf bulmaya çalışan cemaati meşrulaştırmaya çalışan dindar, entelektüel yüzlere sahipti. Cemaatin milleyetçi kesimi celbettiği yönü ise Türkçe Olimpiyatları ve Türkiye’yi dünyaya taşıdığını göstermekti. FETÖ’nün kendine has paralel dininin misyoner okulları vardı ve bu alandaki amacı ise İslam sosyetesi yaratarak bürokrasiye ele geçirmekti. Aynı zamanda güçlü bir gayri müslim destekçileri vardı. Yahudi, Hristiyan, Katolik, Protestan, Ortadoks, bağımsız kilise mensubu her kesimden iş birliği yaptığı insanlar vardı. Bu karanlık sularda yüzerken ki felsefesi ise ‘Gayeye giden her yol meşrudur’ idi.

Hedef olan gaye gayrimeşruluk yolunda ise giden yolda da meşru işler aramak  nesnel bir sonuca ulaştırmayacaktır. Kirli siyasetine dini, vatanı, insan canını müdahil edip şereften ve hakikatten yoksun paralel din güruhu ; bugün bedelini liyakat ile ödemek zorunda olmakla birlikte  ülkenin dış politikasında etkinlik gösteren menfaatli mütekabiliyet ilişiklerinin kesilmesi durumu Atatürk ilkeleri ışığında ülkenin, demokrasinin ,   ülke ve milletin bekası için şart olmuş durumdadır.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
ARTVİN'İN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR
Tarım ve Hayvancılık
Ekonomi
işsizlik
Ulaşım
Turizm
Göç vermek
ArtvinGazetesi Güncel Haberleri
© Copyright 2016 ofismedya.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ofis Medya haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi