MARATON BAŞLADI!
Zeynep Tümer

MARATON BAŞLADI!

Reklam

MARATON BAŞLADI!

20016-2017 Eğitim ve Öğretim yılının başladığı şu günlerde yeni neslin ülkemizin geleceğine ışık tutacak uygar bireyler olarak topluma kazandırılması hususunda; ülke adına, millet adına, refah toplumu derecesine vakıf olabilme adına geleceğin umut ışığı bir kez daha içimizi aydınlatmakta..

 İnsanlar hayatının en sağlıklı ve en önemli bölümünü özveri ve fedakarlıkla birlikte eğitime ayırıyor. Ne büyük beklenti ve elbette ne büyük güven? Başrolünü ebeveynlerin , ülke ve kurum yöneticilerinin oynadığı bu oyunda eğitimin amacının geniş perspektiften uzak, dar anlamda,  sadece devletin hükümet ideolojisinin devamlılığı kıstasında değerlendirildiği sürece oyunun sonunda kaybeden tarafa mahkum kalmak;  bir nev’i geleceğe kendi kuyusunu kazan bir toplum yaratmak olarak tabir etmek mümkündür. Toplumun kurtuluşunun ve devletin bekasının teminatı  ilim ve fendir. Fakat bu noktada hedeflenen strateji; maarif alanın yine  toplum ve devletin isteklerine cevap verebilecek nitelikte düzenlenmiş olması, ünlü felsefeci düşünür Aristoteles’in de kast ettiği her türlü eğitim ve öğretim tabiatın  boş bıraktığı alanların doldurulmasına yönelik olmalıdır.  Demek oluyor ki eğitimin de felsefenin de konusu insan ve evrendir. Geleceği emanet edeceğimiz çocukların, gençlerin ne tipte bir insan yetiştirilmek istenmesinin belirleyici faktörü, hakim olan ideoloji olmamalıdır. Evrensel ahlak dediğimiz olgu ; evde başlayan eğitimin okulda aynı çizgide devam ettirilmesi ile önce insani davranışların eğitilip yerleştirilmesi ; gerçek bütün insanlar için aynıdır savını pekiştirerek başlangıçta insani değerlerin ve toplumsal ahlakın genç beyinlere işlenerek topluma adapte edilmesi olası bir toplumsal sorunu minimuma indirebilecek güce sahiptir.

BU ÇOCUKLAR OLMAMIŞ..

 

Çağdaş uygarlık düzeyine sahip ülkelerde bulunması gereken ve öndelik öncelik hesabı yapılmayan ‘Yatay Adalet’ olgusundan yola çıkarak her çocuk veya her birey hangi sınıf ve  statüye dahil olursa olsun eğitilmelidir. Günümüz eğitimini ele aldığımız vakit ne yazık ki durum içler acısı.. Zaten Türk Eğitim Sisteminde eksik olan iki nüans var. Bunlardan biri eğitim diğeri de sistem. Okul öncesi, ilkokul, orta okul, lise, üniversite kadrolarının hepsi kendi alanlarında sorunlu kesinti ile eğitim öğretim sürecini tamamlıyor ve ne kadar tamamladığına bir sonraki eğitim kurumu öğretim üyesi notluyor ve hep kendinden öncekileri eleştiriyor. Peki eğitim alanında sinerjiye sahip olamamak kimin suçu? En başta  verilen eğitim ve eğitmenler baskısı öğrenciler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmakta.. Halbuki izlenilmesi gereken strateji ve eğitim sorunsalı gözle görülecek açıklıkta olup  öğrencilerin ilgi alanları  göz önünde bulundurularak eğitmenlerin verimli sonuç alabilmek için öğrencilerin tanımalı ve ona göre yönlendirmelidir. Okullar bir üst öğrenim kurumuna hazırlarken öğrencilerin öğrenme şekillerine ve onların yeteneklerine göre programlarını hayata geçirmelidir. Hedeflerini ulusal  eğitim sistemi amaçları doğrultusunda ve büyük resme göre saptanmalıdır. Bu bağlamda ulusal eğitim politikası da uzun vadeli stratejilere göre oluşturulmalı, bilimsel, düşünce, akıl ve bireyin mutluluğu önde tutulmalıdır.    Unutulmamalıdır ki bireyin gelecekteki mutluluğu uygar toplumun yaratılmasında da etkili olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ARTVİN’DE GEÇERLİ SİLAH TAMİRİ RUHSATI BULUNAN İŞ YERİNE OPERASYON
ARTVİN’DE GEÇERLİ SİLAH TAMİRİ RUHSATI BULUNAN İŞ YERİNE OPERASYON
Maçta Bir Anda Yere Yığıldı
Maçta Bir Anda Yere Yığıldı