PANDOMİM..
Zeynep Tümer

PANDOMİM..

Reklam

PANDOMİM..

İnsanlık.. Birkaç harfin bir araya gelmesiyle oluşan ve söylemesi çok kolay bir kelime değil mi? Peki ya kültür? İnsanların sahip olduğu evrensel ahlak temeli seyrinde gelişen ve üzerine üretilmiş, geliştirilmiş kabaca tüm yaşam biçimlerinin entegrasyon süreci dahilinde sürekli bir gelişim dönüşüm  döngüsü nihayetinde kazanılan ve bireye göre değişkenlik arz eden olgular bütününden  ibaret varsayımı ile dar anlamda bir tanımlama yapacak olursak,  derin veya gizil güçler diye adlandırılan dünya realitesinin tabiri caizse göbek taşı veya kilit kelimesi olan ‘Terör’ kavramını kültürün neresine oturtacağız diye sormazlar mı adama? Peki ya peşin tanımını yapmakta güçlük çekitğimiz insanlığın içerisine sığabilecek mi o milyonlarca cana mal olan koskoca ‘Terör’!..  Demokrasi yazmak için klavyeye uzanmaya çekinen parmaklardan bahsetmiyorum bile.

 İnsanlar daha iyi bir yaşamda kaliteyi yakalayabilmek için, elinde ne varsa neye gücü yetiyorsa onu üretmek ister akabinde üretirde. İlkel çağ insanları mevzuatında  vahşi yaban hayatında hayatta kalabilme mücadelesi ve zorlu üretim şartları dolayısı ilekendilerini savunma açısından  toplumlar arası mevcut konu ile ilgili şiddete başvurma ve şiddet eğiliminde bulunma yasal ve gayet meşru bir yöntem idi. Şiddet eğilimi aslen, hiçbir zaman insanların istekle ve hevesle yöneldikleri bir davranış biçimi ve yaşam tarzı olmamıştır. Günümüzdeki  şiddet ve kültür anlamının  illiyet bağlarını birleştirecek olursak; insanların en güzel duygu, ilgi, yetenek ve özverileri ile üretip biriktirdiklerini şekillendirdikleri herşeyi kapsayan sentetik değer ve  kültür güzelliği alanında şiddetin yer alabilmesi mümkün olmadı olmamalı da.Uyanın! şiddeti kültürle harmanlayıp onu kültürel bir olgu olarak tanımlayan ve meşrulaştıran  gerçek kültür olmayıp yapay üretilerek  toplumlara dıştan enjekte eden zanlı popüler kültürdür!  İşte şiddet kültürün içine eklemlendiği saniyeden saliseden insanların haz alanına dönüştürdüğü ve şiddet ile kolkola terör  eğilimli tutumların arttığı an  insanlığı tehdit eden küresel bir sorunsal haline geldi.O halde Şerif Mardin’in merkez-çevre teorisinden yola çıkarak, merkezde bulunan kültür ve kültürü çevreleyen ipotek altına alan popüler kültürdür. Şiddeti ülkemizde yerele retrospektif açıyla indirgeyecek olursak; kutuplaşma alanında empatisizlik ve tahammülsüzlük konusunda kılın kırk yarılması gibi parçalara ayrılmışız. Her insanın aynı şeyleri düşünmesi, aynı ideolojiyi benimsemesi veya farklı olayları aynı yorumlaması mümkün olabilir mi? Çeşitliliğin zengiliğini ve beyni yormanın verdiği gururu yaşamamız gerekirken farklı düşüncede diye karşımızdaki insanı bir kaşık suda boğmadığımız kalıyor. Bu güruh içerisinde hiç düşünmeyen kesimde var tabi. İdeolojik taarruz etkisinde hipnotize olanlar.. Toplumun sorgulayan, araştıran, düşünen gençlik yerine bana değmeyen yılan bin yaşasın cinsinden hayat felfesi ile  ezberci, taklitçi bireyler kazanması.. En kötüsü de kendi içimizdeki ideolojik bölünmelerin( gelenekçiler, yenilikçiler,sağcılar,solcular, islamcılar, müminler,mürteciler, laikler,sosyal demokratlar ) tek bayrak altında demokrasi ile mobilize edilemeyip iç siyasetimizin dış politikada açık pazar haline dönüşmesi. Balzac’ın da dediği gibi ‘ Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve alçalamaz’.  Merhamet üzerine kurulan insanlıktır bizi aydınlığa çıkaracak olan ve yine pandomimi bozup haykırmaktır, Napolyonculuktan sıyrılmaktır her bir yanı çığlıklarla yankılanan  ülkeme sahip çıkmak.. Uyanmak, uyarmak, bir olmak, bin olmak, dir olmaktır!

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ARTVİN’DE GEÇERLİ SİLAH TAMİRİ RUHSATI BULUNAN İŞ YERİNE OPERASYON
ARTVİN’DE GEÇERLİ SİLAH TAMİRİ RUHSATI BULUNAN İŞ YERİNE OPERASYON
Maçta Bir Anda Yere Yığıldı
Maçta Bir Anda Yere Yığıldı