KELEBEĞİN RÜYASI


Bu makale 2017-03-31 06:04:36 eklenmiş ve 409 kez görüntülenmiştir.
Zeynep Tümer

KELEBEĞİN RÜYASI

Toplumların geçmişine sadık, örfüne adetine gelenek ve göreneklerine bağlı olarak  gelişme ve yeni ile harmanlanma muasır medeniyetlere çıkan yola iletir bizi. Her bireye toplumun atfettiği roller vardır birde rol modeller..

 Kadına verilen rol;  perde arkasının  cefasını çeken , temizliğini yapan, üzerini örten, giydiren, yıkayan ve elinden gelenin nice fazlası..  Ataerkil toplumların yan etkisi olarak bu kadınlara yüklenen kendi kilolarını aşan görevler in yanı sıra, fiziki şiddet ve psikolojik şiddet de cabası.

 Sanki yaradan erkeğe iki göz iki kulak bir ağız bir burun bir beyinden fazlasını vermiş gibi cinsiyetçi yaklaşımla, pozitif  ayrımcılıkla  erkek nasıl oluyorsa kadını kendinden aşağı bir mahluk olarak görebilme özgürlüğüne sahip olabiliyor. Kadın gülmez, kadın gezmez, kadının aklı ermez yargısı ve yaftası belki bu yazıyı okurken , şahsıma  elinin hamuru ile ne işlere kalkışmış dedirtecek.  Bir de kadın çiçektir kafasını yaşayan kesim var ya hani, hakikaten siz hiç çiçek yetiştirdiniz mi ki? Biliyor musunuz çiçeğe nasıl bakılır? Nasıl davranılır?. Kadın; ne bayandır, ne çiçektir ne de başka bir şey. Kadın kadındır! Kültürümüz yöreden yöreye farklılık gösteren, bir çiçek bahçesi gibi kişilikler barındıran    etnisite konusundaki zenginliğimiz kıymeti bilindiği taktirde hat safhada çok şükür. Fakat etnik zenginlik içerisinde kadının kimliği hep aynı . Emekçi.. Özellikle Karadeniz kadınları ile ilgili yaptığım araştırmada , hemcinslerimin kısır döngü kalıbında maruz kaldıkları muamelede toplumun susturması veya duymaması bunu alışagelmiş bir durum halinde ve gelenek halinde  iki günlük  yemek gibi ısıtıp ısıtıp önlerine sunmakta.  Öğrencisinden,  iş kadınına , işsizine, çalışmak istediği halde çalışamayanına .. Ortak paydaları kadın olmak.  Kadının evde çiçek, dışarda cinsel obje , düzenin  karşı çıkanın da cenaze olması an meselesi. Oysa böyle mi olmalıydı  Cumhuriyet kadını.  1934 yılında aldığı seçme ve seçilme hakkı o dönemde çoğu Avrupa ülkesinde yok ve bugün hala bazı  Arap ve Doğu ülkelerinde nüfus sayımlarında sadece erkeklerin ve hayvanların sayımının yapıldığını, kadın insan mıdır sempozyumlarının yapıldığı bir dünya var karşımızda. Kadının yükü öyle ağır ki toplumun yüklediği ulvi görevlerinin yanı sıra sadece ülke içerisinde değil, dünya genelindeki sorunsallaşmış bir meselenin parçası olmak  ağır geliyor . Aynı mevzuuda  şu nüshalar unutuluyor ki dünyanın yarısı kadın oldu , yarısını da kadınlar yetiştirdi. Kadın gelişecek ki çocuklar gelişssin, erkekler gelişsin, cinayetler olmasın,  çiçekler açsın..

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi kadının başlattığı ve Birleşmiş  Milletlerin 1977 tarihininde 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etmesiyle  birlikte kadınlara atfedilen bir günlük özgürlük ; ataerkil yapı adam olmadan önce insan olmanın temel unsurunu öğrenene  kadar  kelebeğin ömrü  olarak tabir edilecektir.  

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
ArtvinGazetesi Güncel Haberleri
© Copyright 2016 ofismedya.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ofis Medya haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi